… her gün spora gitme azmiyle uyanıp istisnasız ertesi güne erteleyendir.
… uyansa da bir türlü kalkamayıp yatakla bütünleşendir.
… alışverişe çıktığında bir şeyi beğense de denemeyen, bir halt alamayıp dolabı her açışında “giyicek hiçbi’şeyim yok yaa” diye söylenendir.
… ipod’u eline her alışında o akşam yeni şarkılar atmaya karar verendir.
… yemek yapmaya üşendiğinden tek seferde üç öğünü birden hallederek mideye zulmedendir.
… duşa girmeden önce 15-30-45-60.. ∞ dakika oyalanandır.
… bozulan başucu lambasını haftalardır değiştirmediğinden kitap okuyamayandır.
… bilgisayarı televizyona bağlamak ya da altyazı indirmek için enerji bulamadığından / oturduğu ya da uzandığı yerde bir türlü rahat bir konum elde edemediğinden film izleyemeyendir.
… kırk yılda bir heveslense de asla toplamadığı odası ve masasının üzerindeki yayıntı yüzünden ders çalışamayandır.
… öğretmenin konuşma hızını bahane ederek not tutmayandır.
… üşümeyi, bikini değiştirmeyi, ıslak saçla oturmayı gözü yemediğinden standart bir tatil gününün büyük kısmını gölgede kitap okuyarak geçirendir, hatta uyuklayandır.
… “mutfak orada” kabalığının ya da “bana bi su versene n’olur bebeğim yaa” yavşaklığının yaratıcısıdır.
… başlık bulmak zor geldiğinden yazı yazmayandır.
… gezerken bile “ay çok sıcak” , “ay çok yoruldum” , “ay bir kahve mi içsek?” ve benzeri bahanelerle ilk bulduğu yere tüneyendir.
… kumandaya uzanmak zor geldiğinden o an hangi kanal, hangi saçmalık açık olursa olsun sabır gösterendir.
… salon ve odası arasındaki mesafeyi katetmeye gerek görmediğinden uyumayandır.
… dışarıda mis gibi bir hava, çeşit çeşit eş dost onu beklerden bilgisayar başında zaman öldürendir.
… bu yazıyı yazmaya üşenmeyen oksimoronun ta kendisidir.
